BAKIM İŞLETME YÖNETMELİĞİ HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRATTI… YERLİ ASANSÖR SEKTÖRÜ YOK EDİLMEYE ÇALIŞILIYOR…

YÖNETMELİK
NİSAN ‘19

24/6/2015 tarihli ve 29396 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Asansör İşletme, Bakım ve Periyodik Kontrol Yönetmeliği revize edilerek, 6/4/2019 tarihli ve 30737 sayılı Resmî Gazete’de Asansör İşletme ve Bakım Yönetmeliği olarak yayımlandı. Bu yönetmeliği hazırlayan, emeği geçen herkese teşekkür eder, sektörümüze hayırlı olmasını dilerim.

4/5/2018 tarihli ve 30411 sayılı Resmî Gazete’de de Asansör Periyodik Kontrol Yönetmeliği yayınlanmıştı. Bu yönetmeliğin 10. Maddesi; Periyodik kontrol ücretinin belirlenmesi MADDE 10 – (1) Periyodik kontrol ücretinin hesaplanmasında esas alınacak olan fiyat, Komisyon kararı doğrultusunda EK-1’de belirtilen taban ve tavan fiyat
aralığına göre ilgili idarenin karar organı tarafından belirlenir. (2) Bir sonraki yıl için geçerli sayılacak olan taban ve tavan fiyatları, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca o yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranı kadar takip eden yılın Ocak ayı itibarıyla arttırılır ve Bakanlık tarafından ilan
edilir.

(3) Periyodik kontrol ücreti, ilgili idare karar organı tarafından belirlenen fiyatın ilgili idare payı ile birlikte KDV hariç toplamına eşittir. 23. Maddesi; Periyodik kontrol ücretinin tahsili MADDE 23 – (1) Periyodik kontrol ücreti, bina sorumlusundan KDV dahil olarak A tipi muayene kuruluşunca tahsil edilir. (2) Tescil öncesi ilk periyodik kontrol ücreti ise asansör yaptırıcısından periyodik kontrol ücretinin üç katı olacak şekilde KDV dahil olarak A tipi muayene kuruluşunca tahsil edilir. (3) İlgili idare tarafından talep edilmesi ve protokolde belirtilmesi durumunda EK-1’de yer alan taban ve tavan fiyat aralığında ilgili idarece belirlenen fiyatın
azami % 10’unu protokol yapılan ilgili idareye A tipi muayene kuruluşunca aktarılır. Şeklinde ifade edilmiştir. Bu
maddelerle A tipi muayene kuruluşlarının ücretleri, yıllık alacağı zam oranları, ücretin KDV hariç olacağının belli olması, ilk periyodik kontrol ücretinin 3 katı olması, belediyelere sadece fiyatın %10’unu aktarabileceği gibi bütün özel detaylar ayrıca açıklanmıştır.

Kısacası A tipi muayene kuruluşlarının ticari kaygılarının hepsi giderilmiş. Bununla birlikte ilk periyodik kontrolde bütün zorluğu (ağırlık ile test edilmesi vb.) asansör monte eden firmalar çektiği halde nedense kontrol ücreti 3 katına çıkarılmıştır. Ayrıca Modül G alan asansör monte eden firmalar için A tipi muayene kuruluşları testlerin hepsini yapmıyor. Burada da yine A tipi muayene kuruluşları ilk kontrolde de 3 katı para alıyor.
Ayrıca bu sene yaşanan ekonomik kriz sebebiyle enflasyon oranının artması nedeniyle yaklaşık %24 oranında A tipi muayene kuruluşları kontrol ücretlerine zam yaptı. A tipi muayene kuruluşlarının giderleri %24 oranında arttı mı
acaba? Tabi ki hayır. Personellerine yüzde %10 zam yapsalar, havadan haksız bir şekilde % 14 oranında ceplerine
para girdi. Allah daha çok versin gözümüz yok. A tipi muayene kuruluş sayısı en son açıklanan sektör raporunda 29 idi. Bu kadar sayıları az iken haklarının korunması neden önemlidir? Sadece A tipi muayene kuruluşları mı asansör sektörünü oluşturuyor? A tipi muayene kuruluşlarının etkinliği daha mı fazla? A tipi muayene kuruluşları sendikalı biz Harranlıyız sanırım…

Bakım işletme yönetmeliğinde
maalesef asansör bakım ücretleri
ile ilgili taban ücreti bulunmuyor.
Serbest ekonomi piyasasına göre
taban ücreti konulmazmış, yasalar
kanunlar bunu engelliyormuş vs…
Ama A tipi muayene kuruluşlarının ticari kaygılarını giderirken nedense hiçbir yasa ve kanun engel
olmuyor. Buradaki maksadım A
tipi muayene kuruluşlarına dikkat
çekmek değil, asansör monte
edenlerin ve yetkili servislerin
haksızlığa uğradığını göz önüne
sermektir!
Sektörümüzdeki yerli firmalar
yok mu edilmeye çalışılıyor?
Bakım işletme yönetmeliğinin 11.
Maddesinin 2. Fıkrasında;
“Asansör monte eden tarafından
piyasaya arz edilen her asansör,
piyasaya arz edildiği tarih itibarıyla en az üç yıl süre ile garanti
edilir.” diye belirtilmektedir. Daha
önceki yönetmelikte de bu şekildeydi.
13/06/2014 Tarihli 29029 sayılı
Resmi gazetede “Garanti Belgesi
Yönetmeliği” yayınlanmıştır. Bu
yönetmeliğin Ek-1‘inde “6502
SAYILI TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN GEREĞİNCE GARANTİ BELGESİ İLE
SATILMASI ZORUNLU OLAN
ÜRÜNLER LİSTESİ” mevcuttur.
Bu listedeki ürünlerin hepsinin
(otomobillerde dahil) garanti süresi 2 yıldır. Bu ürünlerin garanti
süresi 2 yıl iken, asansörlerin
garanti süresi neden 3 yıl oluyor?
Tam manasıyla bir haksızlık söz
konusu. Vatandaşın yararı düşünülüyorsa bütün ürünlerin garanti
süresi 3 yıla çıkartılsın. Hepimizin
yararına olsun. Neden sadece
asansörlere böyle bir ayrımcılık
yapılıyor? Sektörümüzdeki yerli
firmalar yok mu edilmeye çalışıyor?
Bakım işletme yönetmeliğinin
9. Maddesinin 2. Fıkrasının a,b,c
bentlerinde;
“Bu Yönetmeliğe göre bakım;
YÖNETMELİK
NİSAN ‘19
78
ASANSÖR VİZYON DERGİSİ
www.asansorvizyon.net
Ali Osman KARADEMİR
CEN/TC 10 Ayna Komite Bşk. (TSE)
Türklift Asansör Gen. Koordinatörü
Makine ve Kaynak Mühendisi
“A tipi muayene kuruluşlarının
ticari kaygılarının hepsi giderilmiş.
Bununla birlikte ilk periyodik
kontrolde bütün zorluğu (ağırlık
ile test edilmesi vb.) asansör
monte eden firmalar çektiği halde
nedense kontrol ücreti 3 katına
çıkarılmıştır.
Ayrıca Modul G alan asansör
monte eden firmalar için A tipi
muayene kuruluşları testlerin
hepsini yapmıyor. Burada da
yine A tipi muayene kuruluşları ilk
kontrolde de 3 katı para alıyor.
Ayrıca bu sene yaşanan ekonomik
kriz sebebiyle enflasyon oranının
artması nedeniyle yaklaşık
%24 oranında A tipi muayene
kuruluşları kontrol ücretlerine zam
yaptı.
A tipi muayene kuruluşlarının
giderleri %24 oranında arttı mı
acaba? Tabi ki hayır. ”
a) Asansörün yerinin değiştirilmesini,
b) Tahrik ünitesi, askı sistemi, taşıyıcı/kabin, durak kapısı ve/veya
asansör güvenlik aksamlarının
değişimini,
c) Asansör kumanda sisteminde
yapılan değişiklikleri, kapsamaz.”
Bakım işletme yönetmeliğinin 9.
Maddesinin 6. Fıkrasında;
“(6) Üçüncü fıkranın (a), (b) ve (c)
bentlerinde, dördüncü ve beşinci
fıkralarında yer alan ve bakım çalışması olarak değerlendirilmeyen
asansöre ait değişiklikler, asansör
monte eden tarafından yerine
getirilir. Bu değişikliklerin ilgili
mevzuatına ve/veya standardına
uygun yapılıp yapılmadığına dair
sorumluluk, söz konusu değişiklikleri yapan asansör monte edendedir. Bu değişiklikleri yapmak
üzere asansör monte eden adına
hareket eden montaj elemanının
ve/veya teknik bakım ve onarım
personelinin, bu Yönetmelikte ve/
veya ilgili mevzuatta belirtilen
yeterlilik belgesine sahip olması
gerekir.” diye belirtilmektedir.
Burada belirtilen bu iki madde ile
asansörde bulunan makine ile ilgili
işlemler (tahrik kasnağı, fren bobini, enkoder, rulman vb.); askı sistem ile ilgili işlemler (halat, halat
şişesi vb); kabin ile ilgili işlemler
(süspansiyonlar, aşırı yük,fotosel
vb.); durak kapısı ile ilgili işlemler
(kaşık, panel, kilit mekanizması, fiş
kontak vb); güvenlik aksamları ile
ilgili işlemler (tampon, ana kart,
kilit, fren bloğu, hız regülatörü)
asansör monte eden statüsünde
bulunan firmalar tarafından yerine
getirilmelidir. Yıllık periyodik
kontrollerde asansörlerin güvensiz olmasına sebep olan eksiklikler genelde yukarıdaki belirtilen
işlemlerle ilgilidir. Yıllık kontrollerde çıkan eksikliklerin yapımı
için asansör firmalarının asansör
monte eden statüsünde olması
gerektiği daha açık şekilde belirtilmesi gerektiğini düşünmekteyim.
Şu anda bu işlemlerin asansör
monte eden statüsünde olmayan
firmalarca veya kişilerce yapıldığı
bilinmektedir. Bina sorumluları
bu eksiklikleri ve işlemleri yaptırırken asansör monte eden firma
statüsü aramamaktadırlar. Bina
sorumlularının baktığı tek şey en
uygun fiyattır.
Peki, bina sorumluları bu işlemleri uygunsuz firmalara veya
kişilere yaptırırken bununla ilgili
olarak neden bir idari yaptırım
uygulanmıyor? Bina sorumlularının bu işlemleri yetkili firmalara
yaptırıp yaptırmadığı neden
kontrol edilmiyor? Sektörümüzdeki yerli firmalar yok mu edilmeye çalışılıyor?
Bakım işletme yönetmeliğinin 10.
Maddesinin 11. Fıkrasında;
“(11) Periyodik kontrol neticesinde güvensiz olarak tanımlanan ve
kırmızı renkli bilgi etiketi iliştirilen
asansöre; kusurlu, hafif kusurlu
veya kusursuz hale getirilinceye
kadar bakım hizmeti sunulamaz.
Güvensiz olma durumundan,
kusurlu duruma geçen ve periyodik kontrol tarihi başlangıç kabul
edilerek yüz yirmi gün içerisinde hafif kusurlu veya kusursuz
hale getirilmeyen asansöre de
söz konusu sürenin sona erdiği
zaman itibarıyla bakım hizmeti
sunulamaz. Asansör monte eden
veya onun yetkili servisi bu süre
zarfında bina sorumlusundan aylık
bakım ücreti talebinde bulunamaz.” diye belirtilmektedir.
Kırmızı etiketli asansöre bakım
hizmeti sunulamaz. Burada
amaçlanan hedefin kırmızı etiketli
asansör sayısının azaltmak ve
ilk kontrolde asansörün kırmızı
etiket almasının önüne geçmektir. Asansör monte eden veya
yetkili servisler asansörlere yıllık
kontrol tarihinden önceki aylarda
asansörde bulunan eksiklikleri
gidermek zorundadır ki asansör
kırmızı etiket almasın. Asansör
monte eden veya yetkili servisler
bu eksiklikleri bina sorumlusuna
bildirdiklerinde de bina sorumluları bu eksiklikleri yaptırmalıdır.
İşte en önemli nokta burası. Bina
sorumluları yıllık kontrollerde
çıkan eksikliklerin yaptırılmasını
gereksiz görmektedirler. Bina
sorumluları kullanım ömrü dolan,
kırılan ürünlerin bile değişimine
onay vermemektedir. Bununla
ilgili bina sorumlusuna neden bir
yaptırım uygulanmamaktadır.
Örneğin; yıllık kontrol tarihinden
önce bina sorumlusuna asansörlerle ilgili eksikleri asansör monte
eden veya yetkili servis bildirdi.
Bina sorumlusu bu eksiklilerin
yapılmasına onay vermedi. Yıllık
kontrol yapıldı ve bu önceden
belirtilen eksikliklerden dolayı
YÖNETMELİK
NİSAN ‘19
80
ASANSÖR VİZYON DERGİSİ
www.asansorvizyon.net
Ali Osman KARADEMİR
CEN/TC 10 Ayna Komite Bşk. (TSE)
Türklift Asansör Gen. Koordinatörü
Makine ve Kaynak Mühendisi
asansör kırmızı etiket aldı. Bu
asansörün kırmızı etiket almasının
sebebi bina sorumlusudur. Bunun
cezasını neden asansör monte
eden veya yetkili servis çeksin?
Mademki asansörlerin kırmızı
etiket alınması istenmiyor. O
zaman asansör kırmızı etiket
aldığında asansör monte eden
veya yetkili servisler veya A tipi
muayene kuruluşları asansörü
kapatsınlar. Kapatılan asansöre
böylelikle kimse hizmet veremediği için zaten ücret alınmaz. Ucu
açık bırakılarak asansör monte
eden veya yetkili servislerin bu
hale düşürülmesi düşündürücüdür. Ayrıca bu madde ile asansör
monte eden veya yetkili servislerin sorumlu tutulması haksızlıktır. Bina sorumlularının hiç mi
eksikleri yoktur? A tipi muayene
kuruluşlarının hiç mi eksikleri
yoktur? Şu anda ekonomik kriz
yüzünden asansör montajları
bitmiş durumda. Asansör monte
eden ve yetkili servislerin geliri
bakımdandır. Buna da tırpan
vurulması yerli firmaların batmasına sebep olmaktır.
Bu tarz durumlardan etkilenmeyenler kimlerdir diye soracak
olursanız, tabi ki merdiven altı
firmalar, kişiler, fatura kesmeyen
firmalardır. Onların zaten yönetmelikle, denetimle, cezalarla bir
ilgisi yoktur. Çünkü onları denetleyecek hiçbir kimse yoktur.
Üzülerek söylüyorum ki bilerek
ya da bilmeyerek yapılan bu
işlemler Türk Asansör sektörüne
darbe vuracaktır.
Bakım işletme yönetmeliğinin 10.
Maddesinin 13. Fıkrasında;
“(13) Bina sorumlusu tarafından, bakım sözleşmesi yapılan
asansör monte eden veya onun
yetkili servisinin dışındaki üçüncü
tarafların asansöre müdahalesine izin verilmez. Birinci cümlede
belirtilen hüküm periyodik kontrol
sonucunda gerçekleştirilecek olan
iyileştirme faaliyetleri ile 9 uncu
maddenin üçüncü fıkrasının (a),
(b) ve (c) bentlerinde belirtilen
işlemler kapsamında bina sorumlusunca tercih edilen ve sözleşme
imzalanan asansör monte edenin
veya onun yetkili servisinin çalışmalarını kapsamaz.” diye belirtilmektedir.
Asansörlere 3. Şahısların müdahalesine izin verilmeyeceğini
ama revizyon işlerini herkesin
yapabileceğini belirtmektedir.
Yoldan geçen bir vatandaş, kapıcı,
asansörcüyüm diyen herkes bu
eksiklikleri yapabilirmiş. Bakım
sözleşmesi olan bir asansöre herhangi bir başkasının müdahalesini
kesinlikle doğru bulmuyorum.
Buradaki amaç bina sorumlusunun sözleşme imzalayan asansör
monte eden veya yetkili servise
bağlı kalmamasının sağlanmasıdır. Fakat bu sorunun bu şekilde
çözümlenmesi doğru değildir.
Yine cezalandırılan asansör monte
eden veya yetkili servislerdir. Bina
sorumlusu revizyon işlemlerini
bir başkasına tabi ki yaptırabilir.
Bina sorumlusu bakım sözleşmesi yaptığı asansör monte eden
veya yetkili servisle sözleşmesini
fesih eder. Revizyon işlemlerini
kime yaptıracak ise onunla bakım
sözleşmesi imzalar ve revizyon
işlemlerini de o firmaya yaptırır. Burada yazılan bu madde
ile revizyon işlemlerini herkesin
yapabileceği anlaşılmaktadır. A firmasının bakım sözleşmesi devam
ederken bir asansörde revizyon
işlemlerinin B firması tarafından
yapılması sonrasında A firmasının
bakıma devam etmesi ne kadar
doğrudur? A firması bu asansörü
piyasaya arz eden bir firma ise
bu asansörle ilgili PGD denetimi
olduğu zaman kimi sorumlu tutacaksınız? Kaş yapalım derken göz
çıkartma diye buna denir.
Bakım işletme yönetmeliğinin 11.
Maddesinin 13. Fıkrasında;
“(7) Bina sorumlusunun garanti
süresi içerisinde bir başka asansör
monte eden veya onun yetkili servisi ile bakım sözleşmesi
imzalaması, o asansörü piyasaya
arz eden asansör monte edenin
garanti ile ilgili yükümlülüklerini
ortadan kaldırır.” denilmektedir.
Bina sorumlusu asansörün
garantisi devam ederken, asansörü piyasaya arz eden firma ile
değil de bir başkası ile sözleşme
imzalar ise asansörü piyasaya
arz eden firmanın sadece garanti
sorumluluğu sona eriyor diğer
sorumlulukları devam ediyor. Bina
sorumlusu 10 TL ucuz diye asansör bakım sözleşmesini merdiven
altı, fatura kesmeyen firmalar ile
veya kişilerle yapsın (sözleşme
yapmadan baktıranlar da mevcut)
sonrasında yapılacak PGD denetimlerinde asansörü piyasaya arz
YÖNETMELİK
NİSAN ‘19
82
ASANSÖR VİZYON DERGİSİ
www.asansorvizyon.net
Ali Osman KARADEMİR
CEN/TC 10 Ayna Komite Bşk. (TSE)
Türklift Asansör Gen. Koordinatörü
Makine ve Kaynak Mühendisi
eden firma sorumlu tutulsun. Burada başka bir yetkili servis ile de
sözleşme yapılabilir. Burada altını
çizmek istediğim nokta; asansöre
doğru bakım yapılmaması, ayar
işlemlerinin yapılmaması, ömrü
dolan bir ürünün değişmemesi,
bina sorumlusunun üstüne düşen
görevleri yerine getirmemesi
sonucu güvenli olan asansör
güvensiz hale gelebilir. Asansörü
piyasaya arz eden firmanın bunlara rağmen sorumlu tutulması
çok büyük bir haksızlıktır. Bu tarz
durumlarda olan asansörler için
PGD denetimlerinde güvensiz
olarak çıkan asansörlerin idari
para cezalarının asansörü piyasaya arz edene kesilmesi ne kadar
doğrudur? Ayrıca PGD denetimlerinde kesilen cezaların ne kadarı
ödenmektedir? Merdiven altı
firmalara veya kişilere kesilen bu
idari para cezası alınabilmekte midir? Sektörümüzdeki yerli firmalar
yok mu edilmeye çalışıyor?
Nisan ayı içerisinde Asansör Sektör Raporu (2019) yayınlanmıştır.
Bu raporun “1.15. Sektörün
2014-2023 Projeksiyonu” başlıklı
madde de;
“Sanayi sicil sistemine giren 2.778
adet asansör montaj ve asansör
aksam imalat firması sayısına bakıldığında, sürekli olarak
bölünerek çoğalan bir sektör
yapısı ile karşı karşıya kalındığı gerçeği altında bu durumun
avantaja dönüştürülmesinin ne
kadar zor olabileceği hususunun
atlanmaması gerekmektedir. Türk
asansör sektörü içerisinde yer
alan unsurların bir araya gelerek
işbirliği güçbirliği oluşturması artık
kaçınılmaz bir durumdur.” diye
belirtilmektedir.
Bu görüşe katılmakla beraber
Bakım İşletme Yönetmeliğinin bu
paralelde olmadığını düşünmekteyim. Bu sektörün gelişmesi için
asansör monte edenlere veya
yetkili servislere önem verilmesi
gerekmektedir.
Markalaşmanın en önemli adımı
satış sonrası verilen hizmetlerdir. İstediğiniz kadar asansör
aksamlarını iyi üretin, istediğiniz
kadar asansörü iyi monte edin
ama satış sonrası hizmetleri
kaliteli vermezseniz üretmenin
ve monte etmenin hiçbir manası
kalmaz. Ar-ge yapılması gereken
kısım, destek verilmesi gereken
kısım satış sonrası hizmetlerdir.
Sektörümüzün en önemli sorunu
budur. Bu yüzden Bakım İşletme Yönetmeliği’nin içeriği çok
önemli olmasına rağmen maalesef asansör sektörünü daha da
karmaşık hale getiren bir şekilde
yayınlanmıştır. Asansör montaj
firmaları zor durumdadır. Üretici firmalar ise yurtdışı pazarına
odaklanmaya çalışmaktadır. Bakım ve onarım hizmeti veren firmalar ise her geçen gün batmaya
doğru yol almaktadır Bunun bir
sebebi de azalan montaj sayısıyla
boş da kalan montaj ustalarının
firma açması veya firma açmadan
bakım ve onarım işi yapmasıdır.
Bunlara yönelik hiçbir önlem alınmadan yönetmeliğin bu şekilde
yayınlanmasını anlayamıyorum.
Asansör sektör raporunda firma
sayısının fazla olmasından bahsedilirken bu yönetmelikle buna yönelik önlemler alınmaması tezatlık
içermektedir.
Benim görüşüm; bilerek veya
bilmeyerek Türk Asansör Sektörünün yok olmasına seyirci kalındığıdır. Bu da ithal firmaların veya
yabancı sermayenin Türk asansör
sektörünü eline geçirmesine göz
yummak demektir. Umarım bu
kötü gidiş geç olmadan durdurulur.
Sağlıcakla ve sevgi ile kalın.
YÖNETMELİK
NİSAN ‘19
84
ASANSÖR VİZYON DERGİSİ
www.asansorvizyon.net
Ali Osman KARADEMİR
CEN/TC 10 Ayna Komite Bşk. (TSE)
Türklift Asansör Gen. Koordinatörü
Makine ve Kaynak Mühendisi
“Asansöre doğru bakım
yapılmaması, ayar işlemlerinin
yapılmaması, ömrü dolan
bir ürünün değişmemesi,
bina sorumlusunun üstüne
düşen görevleri yerine
getirmemesi sonucu güvenli
olan asansör güvensiz hale
gelebilir. Asansörü piyasaya
arz eden firmanın bunlara
rağmen sorumlu tutulması çok
büyük bir haksızlıktır. Bu tarz
durumlarda olan asansörler için
PGD denetimlerinde güvensiz
olarak çıkan asansörlerin idari
para cezalarının asansörü
piyasaya arz edene kesilmesi
ne kadar doğrudur? Ayrıca PGD
denetimlerinde kesilen cezaların
ne kadarı ödenmektedir?
Merdiven altı firmalara veya
kişilere kesilen bu idari para
cezası alınabilmekte midir?
Sektörümüzdeki yerli firmalar
yok mu edilmeye çalışıyor? ”

Bir cevap yazın